Telaş
Hikmet Çolak
Hızlı adımlar, korna sesleri, metro anonsları ve kişisel alanımızdan verdiğimiz fedakarlıklar. Her gün işten eve evden işe giderken verdiğimiz mücadele ve kaçırılan otobüslerin, geç kalınan derslerin ve nihayetinde sınıfta kalmış bir toplu taşıma sisteminin telaşı içerisinde hareket eden insanlar.
Bu fotoğraf seçkisinde gün geçtikçe büyüyen kent nüfusunun günlük hayatımızda yarattığı en büyük sorun olan kalabalığa ve bu sorunu daha da kabartan toplu taşıma sistemimize dair fotoğraflara yer vermeye karar verdim.
Bu soruna dair Ankara'da bir çözüm arayışı görememekteyiz, açılmayan metrolar, verilmeyen bütçeler ve tüm ulaşımın Kızılay'a kitlenmesi farklı tartışma konuları olsa da tartışmaya açık olmayan tek gerçek kişisel alanımızın giderek daha da işgal edilmesi. Bunun üstüne otobüsleri, binaları ve meydanları dolduran reklam panolarının kent kimliğini zedelediği kadar sokak fotoğrafçılığını da irdeleyen bir problem olduğunu düşünüyorum.
Genellikle iş çıkışı saatlerinde çektiğim bu fotoğraflar günlük hayatımızda her gün karşılaştığımız telaşlı bir şekilde otobüse yetişmeye çalışan, metro bekleyen veya günün stresini bulduğu boş bir koltukta 5 dakikalığına sindirmeye çalışan insanların portrelerinden oluşuyor. İyi seyirler dilerim.


























